Beynimi Kandırmak için 10 Saatlik Bir Ses İskelesi İnşa Ettim

ADHD beyni için mühendislik edilmiş bir ses ortamı: 59 BPM'den 180+ BPM'e kademeli tırmanış. Çalma listesi değil, bilişsel bir araç.

Bugüne dek dinlediğim tüm "deep work" isimli çalma listeleri benim ADHD beynime hep ihanet etti. Bir piyano tuşu bile düşüncelerimi rayından çıkarmaya yetiyordu. Bir vokal beni kendi hikayesine kolaylıkla çekiyor ve zar zor odaklandığım işimden koparıyordu. Eninde sonunda bu hazır çalma listelerinin bana vadettiğinden çok daha az uyarana ihtiyacım olduğunu fark ettim. Ancak dümdüz downtempo da dopamine zaten aç olan beynimi asistole sürüklüyordu. Böylece kendi sorunumu kendim çözmekten başka şansım olmadığına karar verdim.

Bu liste, müzik zevkinden çok bilişsel mühendislikle alakalı.

Bu listeye Cryogenic Mix demeye karar verdim. Soğuk olduğundan değil, işitsel korteksin uyarılma seviyesini düşürmeyi hedeflediğimden. Amacı basit: Beynin güvenle tüketebileceği, tutulup kapılmayacağı, tutarlı, öngörülebilir, ritmik olarak mantıklı (ama sıkıcı veya düz olmayan) bir ses ortamı sağlamak. 

Bunu başarabilmek için güvenilir ya da monoton değerlendirilebilecek bir BPM aralığında düz bir çizgi çizmek istemedim. Aynı tempoya saplanıp kalmak yerine yürüyen bir merdiven tasarladım.

  1. İlk 90 dakika (59-75 BPM): Pan-American, Tim Hecker. Kalp atış hızının altı. Bilişsel bir basınç odası. İç sesi yavaş, dış bir nabızla değiştirmekte.
  2. 2-4. Saatler (90-120 BPM): Boards of Canada, Casino Versus Japan. Temel groove oturuyor. Stabil, nötr, duygusal olarak düz (iyi anlamda). İş atölyesi bölgesi.
  3. 5-8. Saatler (120-140 BPM): Asıl inovasyon burada. Doğal enerji düşerken, mix dışarıdan, öngörülebilir bir kaldıraç sağlıyor. Dub techno (Deepchord, Monolake) devreye giriyor. Kick davullar belirginleşiyor, BPM kademeli ve mantıklı bir şekilde tırmanıyor. Burası, kaygı veya sürpriz tetiklemeden öğleden sonra çöküşünü telafi eden sonik bir kafein damlası gibi. Uçurum değil, eğim.
  4. Son 2 Saat (140-180+ BPM): Son hamle veya kalan enerjiyi yakmak için. Autechre gibi isimlerle ritim zirve yapıyor. Yoğun, ama 8 saatlik tırmanışın mantıklı, hak edilmiş bir sonucu gibi hissediliyor. Rastgele bir patlama değil.

Öngörülebilirlik benim için bir metronom meselesi değil, ihanetin olmadığının habercisi. Buradaki her geçiş sisli bir karışım. "Loudness" sıkıştırılmış, "valence" düşük ve nötr. Mutlu veya hüzünlü değil, mimari müzik.

Bir yazar olarak genelde kelimeler arasındaki sessizlikle çalışıyorum. Bu mix de benzer şekilde düşünceler arasındaki sessizliğin küratörlüğü. Yarışan veya takılan bir zihin için dış ritim bir dikkat dağınıklığı değil, bir iskele görevi görmeli. İşte bu da o iskele.

Protokol/Kullanım Kılavuzu:

  • Çalışmaya başlarken başlat. Parça atlama. Shuffle'a basma. Buradaki anlatı, aynı zamanda terapi görevinde.
  • Çalışma sürecini aşamaların yardımıyla yönet: Dalış -> Stabilizasyon -> Yönetilen Momentum -> Salıverme.
  • Listesin başarısı, orada olduğunu unuttuğun ve sadece elde ettiğin sürdürülebilir odakta faydasını fark ettiğin an ölçülür. 

Bu, benimki gibi çalışan bir beyin için mühendislik edilmiş bir bilişsel aracın 1.0 versiyonu. Sizin beyninizin beklentisine de uyuyor mu?

  • İlk saat çok mu yavaş hissettirdi, yoksa gerekli dekompresyon muydu? 
  • Dub techno tırmanışı doğru kaldıracı sağladı mı, yoksa fazla mı geldi? 
  • Odak nerede (eğer koptuysa) koptu? (Bunu bir bug raporu olarak düşünün).

Sizin geri bildiriminizi eleştiri değil; işbirlikçi bir hata ayıklama düzeneği olarak değerlendiriyorum. Bu liste, yalnızca başkaları için de işe yararsa çalışıyor demektir. Standart beyinlerimiz yok. Neden standart çalma listelerine razı olalım?

Oynatma tuşuna bas. Haritayı takip et. Ve nerede kaybolduğunu bana söyle. 

(Substack'te yazımın orijinalini bulabilirsiniz.)