Umay Ana'mız

Omay, Ubay, Ayasıt, Humay

Binlerce yıllık tarihe sahip olan, Anadolu'dan Orta Asya'ya kadar yayılmış çoğu Türk topluluğunun halk hikayelerinde yer edinerek anlatılarında büyük bir yere sahip olan ama modern çağımızda çok da bahsedilmeyen ancak Göktürk yazıtlarında bile kendisine yer verilan Umay Ana, iyiliğin, bereketin, doğurganlığın ve koruyuculuğun sembolü olarak dilden dile anlatılmıştır. Kendisi Türk mitolojisinde ve Tengri inancında yer edinerek yeni doğmuş çocukları, annelerini, hayvanları, kadınları ve doğanın koruyucusu olarak anlatılmış, gümüş saçlı, beyaz elbiseli ve üç boynuzlu tasvir edilmiştir. Yöreden yöreye ismi de değişkenlik göstermiştir. Orta Asya mitolojisinde ismi, anlamı 'kız' olan Ece denirken, Hakas Türklerinde kendisine Imay Ece, diğer yerlerde de Omay, Ubay, Ayasıt, Humay adları ile anılmış, Anadolu'nun ana tanrıçasıdır.

Göktürk yazıtlarında Umay "Gelenler zor dediler ama hissetmedir. Galiba tanrı Umay, kutsal yer ve su yardımcı oluverdiler. - Babam Kağan uçtuğunda küçük kardeşim Kül Tigin yedi yaşında kaldı... Umay gibi annem hatunun devletine ve Tanrı, Umay İlahe, mukaddes yer-su üzerine çöküverdi herhalde," şeklinde anlatılmaktadır.

Çocuk sahibi olmak isteyen kişilerin, şamanlara giderek Umay Ana'ya dua ettikleri anlatılır. Aynı zamanda, Umay Ana için adak adadıkları, çocukları olursa adağı yerine getirdikleri de söylenir hatta adak adama, çocuk sahibi olunca aş döktürme gelenekleri bu şekilde ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Umay'ın doğmamış çocukları anne karnındayken koruduğu, çocuklar ile konuşarak dünyaya geldiklerinde annelerinin onları koruyacağını ve kendisinin de hem anneyi hem de çocuğu koruyacağını dediği söylenir. Çocuk doğacakken yanına gelerek, süt gölünden aldığı bir damlayı çocuğa verdiği böylece de hem anneyi hem de çocuğu kötü ruhlara, Alkarısına, karşı koruduğu da söylenir.

Kimi zamanlarda yeryüzüne indiği ancak bir insan olarak değil de Cennet kuşu olarak anlatılan Huma kuşu olarak indiğine inanılır ve Huma kuşunun bir kişiye teması sonucunda kişinin kaderini iyi anlamda değiştirdiğine, 'talih kuşu' inancının da buradan geldiğine inanılır.

Türk mitolojisinde önemli bir yere sahip olan Kayın Ağacı, Umay Ana'nın yeryüzüne inmesinde de rol oynamaktadır. Ülgen'in Kayın Ağacı'nı yeryüzüne indirirken içine Yaşam Ağacı'nın sahibi ve koruyucusu olan Umay Ana'yı da koyduğuna inanılmaktadır.

Halk hikayelerinde, mitlerde tamamen doğruluğa yer verilmez ancak bir zamanların kahramanları, büyük kişileri hep anlatılarak bu şekilde ölümsüzleştirilir. Umay Ana'nın gerçekliğine dair kesin bir bilgi tabii ki de yoktur ancak yazıtlarda ismi geçmektedir ve heykellerini görmek mümkündür. Nasıl binlerce yıl önceki Türk hükümdarlar günümüze kadar gelerek anlatılmaya devam edildiyse, Umay için de sadece bir Tanrı, bir savaşçı veyahut melek gibi yakıştırmalar da yapabiliriz. En eski tarihe sahip olan Türk Milleti'nin tarihinde nice büyük kahramanlar yer almakta ve Umay Ana da onlardan biri olabilir.