





Toplumlar çoğu zaman hakikati değil, konforlu yalanları seçtiğinde, çöküş bir anda değil, sessizlik içinde yavaşça kaçınılmaz hale gelir.

Altın elmanın sahte ışığında körleşenlerin, nifakla bölünüp kendi kıyametini alkışlayan bir medeniyete dönüşme hikayesi.

Paylaşılmayan bir an gerçekten var mı? Görünürlük çağında gerçeklik, algı ve benlik arasındaki sessiz kırılmayı sorguluyoruz.